Denetimli serbestlik

Denetimli Serbestlik ve Yeni Af Yasası (2020)

Bu yazımızda sizlere denetimli serbestlik mekanizmasının ne olduğundan, şartlarından ve uğradığı değişikliklerden bahsedilecektir. İçerisinde bulunduğumuz 2020 yılında kamuoyunda ‘af yasası’ olarak nitelendirilen bazı değişiklikler denetimli serbestlik tedbiri hükümleri üzerinde gerçekleştirilmiştir ve bu doğrultuda ceza infaz düzenlemelerine hafifletici yeni kurallar getirilmiştir.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla birlikte 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nda ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da hükümlü lehine düzenlemeler ve değişiklikler meydana gelmiştir.

Yazımızda öncelikle denetimli serbestlik tedbirine genel olarak değinilecek olup ardından güncel yasal düzenleme incelenecektir. ilişkin yeni düzenlemeler temel alınarak ilgili genel bilgiler verilecek, ilgili tedbirin değişiklerden önceki durumundan ve bu değişiklikler ile hükümlülerin lehine ne gibi imkanların ortaya çıktığından bahsedilecektir.

Denetimli Serbestlik Nedir?

Denetimli serbestlik, kanun uyarınca belirtilen şartların varlığı halinde suç işlemiş kişinin cezasını belirli koşullar altında cezaevinde değil sosyal hayatın içinde çekmeye devam etmesidir.

Yargılama sonucunda suçlu bulunan kişinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca cezasının ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Bu durumda sanık hakkında kanunda belirtilmiş belirli denetim mekanizmalarına hükmedilebilir.

Ayrıca sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının infazına başlanmış ise, cezaevinde bulunan hükümlüler hakkında denetimli serbestlik kurumu vasıtasıyla ‘belirli denetim yöntemlerine tabii olmak kaydıyla’ cezanın infazına cezaevi dışında, sosyal hayatın içerisinde devam etmelerine karar verilebilir. Uygulamada denetimli serbestlik deyince akla gelen ve merak uyandıran husus da bu durumda ortaya çıkmaktadır.

Denetimli Serbestlik Yasası

Hukukumuzda denetimli serbestlik yasası adlı bir kanun bulunmamaktadır. Denetimli serbestlik tedbiri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Kanunun ilgili hükümleri ve getirilen düzenlemeler sebebiyle uygulamada denetimli serbestlik yasası olarak bilinmektedir. Denetimli serbestlik tedbiri temel olarak 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinde ele alınmıştır.

Denetimli serbestliğe ilişkin en son 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile birlikte olan 5275 sayılı Kanunun m.105/A, m.107 ve Geçici Madde 6 hükümlerinde değişiklik yapılmıştır. Bu düzenleme kamuoyunda ‘2020 Af Yasası’ olarak bilinmektedir.

Bu af yasasında bahsetmeden önce yakın tarihte yine tutuklu ve hükümlü lehine yapılan değişikliklerden bahsetmekte fayda vardır. Bu kapsamda 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile birlikte 17.08.2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmak suretiyle denetimli serbestliğe ilişkin bir takım değişiklikler yapılmış ve 5275 sayılı Kanuna Geçici Madde 6 eklenmişti. Bu düzenleme ile birlikte tutuklu ve hükümlüler lehine denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme imkanları hakkında değişiklikler yapılmıştı.

Yeni düzenlemeler ile birlikte ise, tutuklu ve hükümlüler lehine düzenlemeler bir adım daha öteye götürülmektedir. Aşağıda ilgili başlıklarda yeni düzenlemelerden ve bu düzenlemelerden yararlanmanın şartlarından bahsedilecektir.

Denetimli Serbestlik İle İlgili Mutlaka Bilinmesi Gerekenler

Denetimli serbestliğin suç işlemiş kişinin cezasını cezaevi yerine dışarıda sosyal hayatın içinde çekmesini sağlayan bir tedbir olduğu yukarıda belirtilmişti. Denetimli serbestlikten yararlanmak için belirli şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu sebeple bu şartlara uymayan hükümlüler denetimli serbestlikten yararlanamaz. Bunun yanında denetimli serbestlikten yararlanılan süre içerisinde de bazı kurallara uygun davranılması zorunludur. Aksi takdirde hükümlü denetimli serbestlikten yararlanması sona erdirilir. Aşağıda bunlar gibi denetimli serbestlik ile ilgili bilinmesi gereken hususlardan bahsedilecektir. Bu şartlar şunlardır;

  • İyi Halli Olma Şartı Denetimli serbestliğin düzenlendiği 5275 sayılı Kanun m.105/A’da denetimli serbestlik tedbirinden yararlanacak hükümlülerin iyi halli olma şartları aranmıştır. Her hükümlü bu tedbirden yararlanamamaktadır. İyi halli olma durumu kişinin kalmış olduğu cezaevinin yönetiminin kişi hakkında hazırladığı rapor doğrultusunda ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda disiplin cezası almayan hükümlüler denetimli serbestlikten yararlanabilir. Eğer cezaevi müdürlüğünün hazırladığı raporun haksız olduğunu düşünen kişi Denetimli Serbestlik Yönetmeliği hükümleri uyarınca infaz hakimliğine vereceği dilekçe ile rapora itirazda bulunabilir.
  • Denetimli Serbestlik Dilekçesi Denetimli serbestlik tedbirinden yararlanmak için kişinin başvuruda bulunmuş olması gerekir. Hükümlü veya hükümlü adına hükümlünün temsilcisinin infaz hâkimliğine dilekçe ile başvurması sonucunda bu tedbir uygulanabilir. Bu başvuru doğrultusunda kişinin denetimli serbestlik tedbirinden yararlanıp yararlanamayacağı konusunda infaz hakimliğince kısa süre içerisinde karar verilir. Talebin açık ve net bir şekilde, gerekli koşulların mevcut olduğu belirtilerek ileri sürülmelidir.

Çocuklarda Denetimli Serbestlik Çocuklara yönelik denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma koşulları erginlere uygulanan koşullardan farklılık göstermektedir. Çocuk hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilmesi için çocuk eğitim evinde bulunması ve koşullu salıverilmesine 1 yıl (suç 30.03.2020 tarihinden evvel işlenmiş ise 3 yıl) veya daha az süre kalmış olması gerekmektedir. (18 yaşında küçük kişi kanunen çocuk sayılır).

Hakkında Adli Para Cezasına Hükmedilen Kişinin Denetimli Serbestlik İmkanı Adli para cezasının infaz edilmesi ile ilgili hususlar 5275 sayılı Kanunun 106.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre hükümlü hakkında hükmedilen adli para cezasını zamanında ödemezse ödenmeyen kısım hapis cezasını çevrilir ve hükümlünün kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Kişinin 2 saat kamu yararına çalışması 1 güne denk düşer.

Denetimli Serbestlikte Elektronik Kelepçe Denetimli serbestlik tedbiri kapsamında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca hükümlü kişiye elektronik kelepçe takılabilir. Bu tedbirin uygulanıp uygulanmayacağı kararı hükümlünün işlemiş olduğu suçun niteliği ve hükümlünün durumu değerlendirilerek verilir.

Denetimli Serbestlik Tedbirinde Programlar/Tedbirler Denetimli serbestlik tedbiri, hükümlünün cezaevinden çıkmasına olanak tanısa da hükümlü dışarıda tamamen özgür değildir. Hükümlünün bazı şartları yerine getirmesi gerekir. Denetimli serbestlik tedbirinin düzenlendiği 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesine göre hükümlünün bu süre boyunca;

  • (a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılmasına,
  • (b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulmasına,
  • (c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesine,
  • (d) Belirlenen programlara katılmasına,

Karar verilebilir. Hükümlü kişinin bir programa katılması sağlanacaksa eğer bu programlar denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından belirlenir.

Denetimli Serbestlik Kurallarına Uyulmaması Durumu

Denetimli serbestlik tedbiri, tedbirden yararlanmaya başlayan kişiye tam bir özgürlük vermemektedir. Hakkında denetimli serbestlik kararı alınan tutuklu ya da hükümlü tedbir süresince 5275 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen bir takım kurallara uymak zorundadır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde kişinin denetimli serbestlikten yararlanması sona erer ve kişi cezaevine geri gönderilir. Kurallara ve uyulmamasının yarattığı sonuçlara sırasıyla değinilecektir.

Tahliyeden Sonra 5 Gün İçerisinde Başvuru Şartı → Hükümlü kişi hakkında denetimli serbestlik kararı verildiği ve cezaevinden çıkışı sağlandığı zaman kişi, denetimli serbestlik talep ederken belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne 5 gün içerisinde başvurmak zorundadır. Bu başvuruyu gerçekleştirmeyen kişi hakkında infaz hakimliği tarafından açık cezaevine geri gönderilmesine ve koşullu salıverilme süresine kadar cezasını çekmeye orda sürdürmesine karar verilir.

Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün Hazırladığı Programa Uymama Durumu → Yukarıda belirttiğimiz üzere denetimli serbestlik tedbirinde denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından talep eden hükümlüye uygun bir program belirlenmektedir. Kişi bu programa, uyması gereken yükümlülüklere ve benzeri durumlara uymaz ise, uymamakta ısrarcı davranırsa yine infaz hakimliği tarafından verilecek kararla açık cezaevine geri gönderilir.

Hükümlünün Denetimli Serbestlik İmkanından Vazgeçmesi → Denetimli serbestlik talebi kabul edilen hükümlü kişi, denetim programına başladıktan sonra bu durumdan vazgeçerek cezasını çekmekte olduğu açık ceza infaz kurumuna geri dönmek isterse bu imkana sahiptir.

Denetimli Serbestlik Yasasının İhlal Edilmesi

Denetimli serbestlik hükümlerine ihlal eden kişilerin cezaevine geri yollanacağı açıklanmıştı. İhlal sonucu cezaevine geri yollanmasına karar verilen hükümlü kişiler ile denetimli serbestlik müdürlüğüne süresi içinde başvurmayan kişiler, 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadıkları takdirde haklarında Türk Ceza Kanunu’nun m.292 ve m.293 uyarınca hükümlü ya da tutuklunun cezaevinden kaçmasına ilişkin işlem başlatılabilir.

Koşullu Salıverme ve Denetimli Serbestlik

Koşullu salıverilme (şartlı tahliye), hükümlünün belirli şartlar doğrultusunda cezası tamamlanmadan cezaevinden tahliye edilmesi durumudur. Hükümlü, cezasının kalan kısmını cezaevi dışında tamamlar. Bu husus 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için de kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlar;

→ İlk olarak, kişinin cezasının bir kısmını cezaevinde geçirmiş olması gerekmektedir.

→ İkinci olarak ise, bu süreyi iyi halli olarak geçirmiş olması aranmaktadır.

Belirtilen iki şartı sağlayan hükümlü, 5275 sayılı Kanunun 107.maddesinde belirlenen sürelere uymak kaydıyla koşullu salıverilme imkanından yararlanabilir.

Denetimli serbestlik tedbirinde hükümlü kişi hakkında bir tedbir veya programa uymasına karar verilmesi zorunlu unsur olsa da, koşullu salıverilmede bu konuda hakimin takdir yetkisi mevcuttur. Hakim somut durumu inceleyerek koşullu salıverilen kişi hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan infazını dışarıda tamamlamasına karar verme yetkisine sahiptir.

Koşullu salıverilme durumunun ve süre hesabının denetimli serbestlik tedbirine etkisi de çok büyüktür. Denetimli serbestlik tedbirini düzenleyen 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinde de denetimli serbestlikten yararlanma süresinin hesaplaması, hükümlünün koşullu salıverilmesine ne kadar süre kaldığı üzerinden yapılmıştır. Buna göre hükümlü kişi 30.03.2020 tarihinden önce işlenmiş olan suçlar için koşullu salıverme tarihine 3 yıl  kala, 30.03.2020 tarihinden sonra işlenen suçlarda ise koşullu salıverme tarihine 1 yıl kala denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilecektir.

Aşağıda ‘2020 yılı Af Yasası Değişiklikleri’ başlığı altında bahsedileceği üzere belirli suçlar bu hususta da kapsam dışında bırakılmıştır. Koşullu salıverilmenin düzenlendiği 5275 sayılı Kanun’un 107.maddesinde yapılan değişiklikler doğrultusunda ise, işlenmiş olan suçların farklılığı göz önüne alınarak hükmedilen zaman koşulları ise şu şekildedir:

  • Kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı durumda, iyi halli olarak 30 yıl cezaevinde cezasını infaz ettiği takdirde,
  • Kişi müebbet hapis cezasına çarptırıldığı durumda, iyi halli olarak 24 yıl cezaevinde cezasını infaz ettiği takdirde,

Bunun haricinde;

  • (a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  • (b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar
  • (c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  • (d) Cinsel saldırı (madde 102/1, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, – e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
  • (f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  • (g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
  • (h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  • (i) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar,

Hariç olmak üzere hükümlü kişiler tüm süreli hapis cezası mahkumiyetlerinde iyi halli olarak cezasının yarısını cezaevinde olarak infaz ettikleri takdirde koşullu salıverilme imkanından yararlanabilir. (A) – (İ) maddeleri arasında belirtilen suçlar bakımından ise hükümlülerin cezalarının 2/3’ünü infaz etmeleri şartı aranmaktadır.

  • (a) Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102/2, 103, 104/2-3),
  • (b) Uyuşturucu madde ticareti suçu (TCK 188),
  • (c) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar

Bakımından ise kanun koyucu, koşullu salıverilme imkanının hükümlü kişinin cezasının 3/4lük kısmını infaz etmesiyle ortaya çıkacağını belirtmiştir.

Görüldüğü üzere kanun koyucu koşullu salıverilmeye ilişkin hüküm olan m.107’de değişiklikler yaparak belirli süreli mahkumiyetlerde koşullu salıverilme süresini infaz süresinin yarısının infaz edilmesi şartına bağlamış, hükümlü lehine düzenlemeye gitmiştir. Fakat bu düzenlemede yukarıda belirtilen bazı suçlar kapsam dışında bırakılmıştır. Bu suçlar bakımında suçun ve hükümlünün reşit veya çocuk olmasına göre hükümlünün koşullu salıverilmesi süresi infazının 2/3’ünü ya da 3/4’ünü tamamladığı tarihte başlamaktadır. Koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasında cezaevinde geçirilecek üst sınır süreler de 5275 sayılı Kanun m.107/3 hükmünde belirtilmiştir.

Koşullu Salıverme Kararını Kim Verir? → Kararı hükümlü kişiye cezasını veren mahkemenin bulunduğu yerdeki infaz hakimliği vermektedir. Fakat hükümlünün cezasını infaz etmekte olduğu cezaevi farklı bir yerde ise hükümlü bu yerdeki aynı dereceli infaz hakimliğine başvurmak suretiyle koşullu salıverilmeden yararlanabilir.

Koşullu Salıvermeden Sonra Bir Suç İşleme → Koşullu salıverilme durumu hükümlü kişinin infazının tamamlanması anlamına gelmemektedir. Koşullu salıverilme ile hükümlü kalan infaz süresinin cezaevi dışında tamamlaması imkanına sahip olur. Bu süre içerisinde ayrı bir suç işlemesi halinde koşullu salıverilmeden yararlanması sona erer ve cezaevine geri gönderilir.

01.01.2020 Tarihi ile Getirilen ve 15.04.2020 Tarihinde Kaldırılan Açık Cezaevi Şartı Yukarıda denetimli serbestlik ve denetimli serbestliğin şartlarından bahsedilirken hükümlünün iyi halli olması ve koşullu salıverilmesine 1 veya duruma göre 3 yıl kalmış olması denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma şartları olarak belirtilmişti. Bunların yanında, 01.01.2020 tarihli bir düzenleme ile 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde değişiklik yapılmış ve 6 ay açık cezaevinde zaman geçirme şartı getirilmişti. Fakat 15.04.2020 tarihli son düzenleme ile birlikte m.105/A hükmü yeniden değiştirilmiş ve açık cezaevinde 6 ay geçirme şartı kaldırılmıştır.  Buna göre denetimli serbestlik tedbirinden yararlanmak için açık cezaevinde 6 ay geçirme ön şartı artık mevcut değildir. Hükümlü kişi ilgili diğer şartları sağladığı takdirde bu tedbirden yararlanabilir. 

2020 Yılı İnfaz Yasası Değişikliği

Kamuoyunda ‘Af Yasası’ olarak bilinse de bu yasal düzenleme infazı kısalmasını ve denetimli serbestliğin daha uzun süre uygulanmasına imkan vermiştir. Bu kapsamda Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile denetimli serbestliğe ilişkin hususlarda bir takım değişiklikler yapılmış ve 5275 sayılı Kanuna bazı maddeler eklenmiştir. Eklenen bu hükümler 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmakla birlikte yürürlüğe girmiştir.

Bu değişikler doğrultusunda, Geçici Madde 6 uyarınca yine bazı istisna suçlar hariç kalmak şartıyla, 30.03.2020 tarihinde önce işlenmiş suçlar ile 30.03.2020 tarihinden sonra işlenmiş suçlar açısından denetimli serbestlik tedbirinden yararlanmaya ilişkin süre hesaplamaları farklılık göstermektedir.

30.03.2020 Tarihinden Önce İşlenen Suçlarda Uygulanacak Kurallar

Yeni ‘af yasası’ düzenlemesiyle getirilerin değişiklikler doğrultusunda 30.03.2020 tarihinden önce işlenmiş suçlar bakımından hükümlünün koşullu salıverilmesine 3 yıl kala kişi denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilir. Hükümlünün koşullu salıverilmesine ne kadar süre kaldığı konusu yukarıda detaylı bir şekilde açıklanmıştı.

Bu kapsamda hükümlü 30.03.2020 tarihinden önce işlediği bir suçtan ötürü cezalandırıldıysa, bu suç m.107 koşullu salıverilme hükmünde belirtilen kapsam dışı suçlardan değilse, cezasının yarısını cezaevinde infaz ettiği takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Cezasının yarısını infaz etmeye 3 yıl kala da denetimli serbestlik tedbirine başvurarak o 3 yılı denetimli serbestlik tedbiri altında cezaevi dışında geçirebilir.

Belirtilen imkanlar 5275 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 6 ile getirilmiş istisnai düzenlemelerdir. Geçici Madde 6’da bazı suç türleri istisna kapsamı dışında bırakılmıştır. Aşağıdaki suçlar sebebiyle hükümlşu an için yeni infaz düzenlemesinden yararlanamazlar; 

  • Kasten öldürme (TCK m.81 ve 82,83)
  • Alt soya, üst soya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenen kasten yaralama suçu (TCK m. 87/2-d)
  • İşkence suçu (TCK m.94,95)
  • Eziyet suçu (TCK m.96)
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (TCK m.102, 103, 104, 105)
  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m. 132)
  • Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK m.133)
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134)
  • Kişisel verilerin kaydedilmesi (TCK m.135)
  • Verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma, verileri yok etmeme (TCK m. 136 ve TCK m. 138)
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti (TCK m. 188)
  • Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar Anayasal düzene karşı işlenen suçlar Milli savunmaya karşı işlenen suçlar Devlet sırlarına karşı işlenen suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar (bütün terör suçları)
  • Örgütlü suçların tamamı (Örgüt üyeliği suçu, yöneticiliği veya kuruculuğu suçlarıyla birlikte işlenen yağma, hırsızlık, adam öldürme vb.)
  • Taahhüdü ihlal suçu Borçlar ve tazminatlar ödenmediği takdirde bankacılık zimmeti suçu (Bankacılık Kanunu)
  • Koşullu salıverilme hakkı geri alınan hükümlüler
  • Cezaevinde disiplin cezası alıp da cezası henüz disiplin kurulunca kaldırılmayan kişiler

Belirtilen suçlar Geçici Madde 6 kapsamı dışında bırakılmıştır. Hükümlü kişi bu suçları 30.03.2020 tarihinden önce işlemiş olsa dahi Geçici Madde 6 hükmünden yararlanamayacaktır. Genel olan, esas infaz rejimine ilişkin kurallar uygulanacaktır yani hükümlü, koşullu salıverilmesine 1 yıl kala denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilecektir.

Özetlemek gerekirse 18 yıl hapis cezasına çarptırılmış bir kişi, m.107’de belirtilen kapsam dışı suçlardan biri nedeniyle bu cezayı almışsa 2/3’ünü infaz ettiği takdirde yani 12 sene sonunda koşullu salıverilebilir. Hükümlü kişi m.107’de belirtilen suçlar dışında başka bir suç nedeniyle ceza almışsa cezasının yarısını infaz ettiği takdirde yani 9 sene sonunda koşullu salıverilebilir. Hükümlü kişi bu cezayı 30.03.2020 tarihinden önce işlemiş olduğu ve Geçici Madde 6 istisnası dışında bırakılmayan bir suç sebebiyle almışsa koşullu salıverilmesine 3 yıl kala, yani ilk senaryoda 9 sene, ikinci senaryoda ise 6 sene sonunda denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanabilir.

30.03.2020 tarihinden sonra işlenen suçlar için geçerli olan esas kurallar aşağıda açıklanacaktır.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Özel Durumlar

Suçun Tekerrürü Halinde → Aynı suç aynı kişi tarafından birden çok defa işlenmişse eğer bu durumda tekerrürün varlığından bahsedilir Tekerrür halinde koşullu salıverilme durumu 5275 sayılı Kanun madde 108’de düzenlenmiştir.  

İlk tekerrür durumunda yani kişinin aynı suçu 2.kez işlediği durumda, hükümlü kişi denetimli serbestlikten ve koşullu salıverilme imkanından yararlanabilecektir. Fakat eğer kişi ikince defa tekerrüre düştüyse, yani 3.kez aynı suçu işlediği tespit edilirse bu noktada hükümlü kişi denetimli serbestlik tedbiri ve koşullu salıverilme imkanından yararlanamayacaktır. 108. maddede yapılan değişiklikler doğrultusunda tekerrür halinde koşullu salıverilme imkanından  yararlanma süresi cezanın 2/3’ünün infazı ile başlar. Ancak, suçta tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüler, aynı yasa kapsamında Geçici Madde 6 ile getirilen 3 yıllık denetimli serbestlik tedbiri uygulamasından yararlanabilirler.

Bir defa tekerrüre düşme durumunda koşullu salıverilme imkanına sahip hükümlünün koşullu salıverilme süresinin hesaplanması suça neden olan ikinci fiile göre yapılır.

Suça Teşebbüs, Azmettirme, Yardım Etme ve Haksız Tahrik Hallerinde → Teşebbüs ve suçu iştirak halleri ile ilgili 5275 sayılı Kanun Geçici 6. maddede yapılan değişiklikler ile birlikte herhangi özel bir düzenleme getirilmemiştir. Geçici Madde 6’da istisna dışında bırakılan suçlara ilişkin teşebbüs etme, azmettirme veya yardım etme halleri mevcut olduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirine veya koşullu salıverilmeye ilişkin lehe düzenlemelerden yararlanılamaz. Yani, kapsam dışı ve istisna harici tutulan suçlara teşebbüs veya iştirak etme nedeniyle hüküm giymiş kişiler o suça ilişkin düzenlemelere tabii olmaktadırlar. Dolayısıyla esas infaz rejimi hükümlerinin haklarında işletilmesi gerekmektedir. 

30.03.2020 Tarihinden Sonra İşlenen Suçlarda Uygulanacak Kurallar

Yeni af yasası ile yapılan değişiklikler doğrultusunda Geçici Madde 6 hükmü yalnızca 30.03.2020 tarihinden önce işlenen ve ilgili kanun maddesinde kapsam dışında bırakılmayan suçları kapsama almıştır. 30.03.2020 tarihinden sonra işlenmiş suçlar ile alakalı olarak 5275 sayılı Kanunun 105/A ve 107.maddeleri dikkate alınmalıdır.

Hükümlü kişinin denetimli serbestlikten yararlanabilmesi açısından ilk ve en önemli nokta yukarıda bahsedildiği üzere iyi halli olmasıdır. Hükümlünün geçirmiş olduğu infaz süresine ilişkin cezaevi yönetimi tarafından hazırlanan raporda bu süreyi iyi halli olarak geçirdiği ortaya konmuş olmalıdır. Yine bahsedildiği gibi kişi açık ceza infaz kurumunda olmalıdır. Bu iki şart suçun 30.03.2020 tarihinden önce veya sonra işlenmesinden bağımsızdır. Bu iki şart sağlandığı takdirde süre hesaplamalarına dikkat edilmelidir.

30.03.2020 tarihinden sonra işlenmiş suçlar açısından hükümlünün koşullu salıverilmesine 1 yıl kala kişi denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilir. Hükümlü kişinin koşullu salıverilmeden yararlanma süresi ise m.107’de kapsam dışı bırakılan suçlardan biri sebebiyle belirli bir süre hapis cezasına çarptırılmış ve m.107’de belirtilen suç kişiler bakımından infaz süresinin 2/3’ünün tamamlandığı tarihte başlar.

Özetlemek gerekirse kişi 30.03.2020 tarihinden sonra işlediği bir suçtan ötürü cezalandırıldıysa, işlemiş suça göre değişmekle birlikte cezasının yarısını, 2/3ünü veya 3/4’ünü cezaevinde infaz ettiği takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Hükümlünün koşullu salıverilmesine 1 yıl kala denetimli serbestlik tedbirinden yararlanması mümkündür.

Af Yasası Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mevcut olan ve günümüzde uygulanan denetimli serbestlik tedbirine ve koşullu salıverilme meselesine dair bilgiler, bu tedbirlerin hangi durumlarda ne gibi şartlar altında uygulanacağına dair kurallardan yukarıda bahsedildi. Kamuoyunda af yasası olarak nitelendirilen ve çok güncel olan bu yasa ile getirilmiş düzenlemeler karmaşık ve her somut durum açısından çok dikkatli bir şekilde incelemeyi gerektiren düzenlemelerdir. Kişi özgürlüğünü ilgilendirmekte olan bu konunun azami derecede dikkat ile takip edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle süreç ile ilgili kendinizi sürekli güncel tutmanız ve hataya yer bırakmamanız adına ceza hukuku alanında tecrübe sahibi deneyimli bir avukatın yardımına başvurmanız önerilmektedir.

Yazıyı Paylaş!

Share on facebook
Share on whatsapp
Share on twitter
Share on email
Share on linkedin